Çocuğun okula uyumunu kolaylaştıran 10 öneri

Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Bu yıl birinci sınıfa başlayacak çocukların anne ve babalarının da oldukça kaygılı olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı, “Ebeveynler ‘ya benden ayrılmazsa, yalnız kalınca çok ağlayacak’ gibi endişelerini kontrol etmeli, çocuğa okul ile ilgili ‘korkacak bir şey yok’ şeklinde yaklaşmamalı. Bu yaklaşım çocukta okul ile ilgili daha çok endişeye sebep olabilir” dedi. Çakmakçı, çocukların okula uyumu için ailelere önemli ipuçları verdi.

Öncelikle anne ve baba endişelerini kontrol edip, çocuğuna güvenebilmeli. Çünkü çocuklar anne babaları yansıtır.

Çocuğun okula uyum sürecinde en önemli görev ebeveynlere düşüyor. Zihinlerde oluşan sorular davranışlara yansıyabileceğinden, çocuklar ebeveyn kaygısını hissedip, sanki okula başlarken sorun yaşanması gerekiyormuş gibi modelleme yapabilir.

Çocuğunuzu dinleyin. Sorununu tanımlayın

Çocuğun kaygısının nedeni nedir anlamaya çalışın. Belki yabancı bir ortama girmekten endişeleniyor olabilir. Sizin O’nu okulda bırakıp bir daha dönmeyeceğinizi düşünüyor olabilir. Okulda kaybolmak, servis aracının yerini bulamamak büyük bir sorun olabilir. Ya da bazı utangaç çocuklar için tuvaleti geldiğinde öğretmene nasıl söyleyeceğini bilememek bile kaygı yaratabilir.

“Korkacak bir şey yok” diye yaklaşmak endişeleri daha çok artırabilir.

Endişe ve korkusunu anladığınızı davranış ve sözlerinizle gösterin. Örneğin “seni anlıyorum, evden uzakta olmak seni korkutuyor”, ya da “yabancı bir ortamda olmak seni tedirgin ediyor olabilir”, “arkadaş ve öğretmenlerine alışıncaya kadar yalnız kalacağını düşünüyorsun” gibi güven verici bir yaklaşımda bulunmak çocuğun tedirginliğini azaltacaktır.

Korkunun anlaşılmaması çocuğu daha öfkeli ve gergin tepki vermeye yönlendirebilir.

Korkunun anlaşılmaması çocuğun kendini terk edilmiş ve yalnız hissetmesine yol açabilir. Tehdit içerikli davranışlar sorunun daha da artmasına zemin hazırlayabilir.

Okula uyum sürecinde okulların koymuş olduğu kurallara göre hareket edilmeli.

Öğretmenin ilk günlerde önerdiği uygulamalara uymak, çocuğun okula uyumunu daha hızla sağlayabilir. Örneğin; öğretmenin söylediği bölgede beklemek gibi. Ebeveynin bu tutumu çocuğun da okul kurallarına uymasını kolaylaştırır.

Çocuğunun uyum sürecini engelleyen davranışlardan kaçınılmalı.

Ebeveynler kendi kaygılarını kontrol etmekte zorlandıkları durumlarda, çocuğu merak edip sık sık sınıf içinde veya okul bahçesinde çocuğunu görmek ya da sınıfta kalmak isteyebilirler. Bu yaklaşım çocuğun arkadaşlarına ve öğretmenine alışmasını engelleyip, okul reddi için zemin hazırlayabilir.

Kaygısı yüksek çocuklar için okul ve aile mutlaka iş birliği içinde olmalı.

Öğretmen çocuğa istediği zaman annesini arayabileceği güvencesi vermeli, bazı durumlarda sınıftan çıkıp annesini görmesi için izin verebilmelidir. Ayrıca ebeveyn okulun ilk günleri için çocuğun yanında aile fotoğrafı ya da çocuk için önemli bir eşyayı verebilir. Örneğin Yanında annesinin kolyesi, ya da babasının anahtarlığı olan bir çocuk kendini daha güvende hissedebilir.

Okullar açılmadan okul ortamı çocukla birlikte keşfedilmelidir.

Ailece yapılacak bir okul ziyareti bilinmeze giden çocuk için rahatlatıcı olabilir. Çocuğun sınıfını önceden görmesi, tuvalet, yemekhane, oyun bahçesi, acil durumlarda başvurabileceği kişilerin odaları mutlaka öğretilmelidir. Gerekirse birkaç kere çocukla birlikte prova yapılmalıdır.

Okula gitme konusunda ödün verilmemeli.

Çocuğun mutlaka okula gitmesi sağlanmalı, bu konuda ödün verilmemeli.

Çocuğa, okulun amacı açıklanmalı, okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertleri kararlı ve tutarlı davranışlar sergilemeli.

Çocuğun okula gideceği duygusuna öncelikle büyüklerin hazır olması gerekir. Bazı çocuklar desteğe ihtiyaç duyar ve hazır hissetmeleri zaman alır. Bazıları ise daha hızlı alışır. Okula uyum süreci zorlanmayla da olsa mutlaka geçecektir yeter ki kararlı davranılsın.

Anadolu Sağlık Merkezi Hakkında

Yaşam kalitesini artırmak için dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmak hedefiyle kurulan Anadolu Sağlık Merkezi, modern tıbbın gereklerini yeni ve kapsamlı bir sağlık anlayışıyla hastalarına aktarıyor. Hizmet kalitesine önemli katkı sağlayan Johns Hopkins Medicine (JHM) ile devam eden iş birliği Anadolu Sağlık Merkezi’nin sağlığın merkezi olma vizyonunu da destekliyor. Kurulduğu günden buyana gerçekleştirdiği çalışmalarla ‘Sağlığın Merkezi’ konumuna ulaşan Anadolu Sağlık Merkezi; onkoloji, kalp damar sağlığı, kadın hastalıkları ve tüp bebek, nöroloji, cerrahi bilimler ve iç hastalıkları dahil olmak üzere tüm branşlarda sunduğu hizmetlerde hasta odaklı yaklaşımla hareket ediyor. Hizmetlerinde hasta hakları ve güvenliğini temel önceliği olarak belirleyen Anadolu Sağlık Merkezi, kaliteli sağlık hizmeti ile dünyanın farklı bölgelerinden gelen hastalara tedavi olanağı sunuyor.