Türkiye Petrolleri GM Çağdaş Demirağ Cfo Summıt’te

Çağdaş Demirağ
Türkiye Petrolleri Genel Müdürü

2016 yılının en büyük özelleştirmesi olan Türkiye Petrolleri özelleştirmesinin başında bulunarak; Türkiye Petrolleri ve Turkuaz Petrol birleşmesini yöneten Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ; Nisan ayında gerçekleşen CFO Summit 2019'da “Yeniden Yapılandırma ve Dönüştürme” panelinde konuşmacı olarak yer alarak; şirket dönüşümünde yaşadığı deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

“Bizimki sadece bir yapılandırma değil, bir kamu kurumunu özel bir şirket ile birleştirme yolculuğuydu.” diyen Demirağ; bizzat başında bulunduğu

Türkiye Petrolleri özelleştirme sürecini şu sözlerle anlattı:

“Biz süreci 4 parçaya ayırmıştık. Şirketlerin teslim alınması ve yönetilmesi, genel müdürlük ve yönetim yapısının birleştirilmesi, şirket birleşmesi ve son olarak kültürlerin birleşmesi. Bu süreçte başarılı olup olmadığımızı zaman gösterecek ancak bizzat başında bulunduğum bu dönüştürme; birleştirme ve değiştirme sürecinin bana öğrettiği çok önemli bir ders var; A ve B planı ile yola çıkarsınız. Ancak yolda C-D-E-F ve hatta G planlarına da ihtiyacınız olduğu ortaya çıkar. Bu nedenle bir şirketi dönüştürürken aklımızda tutmamız gereken en önemli şey her gün bir kriz yönetimi yapmak zorunda olduğumuzu bilmek. ”

Kendisi için doğru CFO’nun tanımını da yapan Çağdaş Demirağ;

Bir CFO’nun aslında Genel Müdür’ün ya da CEO’nun %65’i olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; “Genel Müdür ya da CEO’lar biraz daha günlük karlılıkları toparlarlayıp, şirketi kısa vadede bir kademe ileriye nasıl taşırıma bakarken; CFO iş süreçlerinin tamamında olması gereken, şirketin geleceğini planlayan kişidir.

Bizim sektörümüz ciroların yüksek, ancak karlılığın; regülasyonun, vergilerin ve rekabetin baskısı altında küçük kaldığı bir sektör. Bu nedenle finansal anlamda atılacak en ufak bir adımın, şirket sonuçlarında ciddi etkisi oluyor. Bu nedenle bana göre doğru CFO, hem geleceği düşünmeli, hem de her adımda Genel Müdür’ün bir yedeği değil de; yedeğin bir üst kademesi olarak %65 oranında işin içinde olmalı. Ancak şunu da unutmamalı, elbette sistemleri çok iyi kullanacak, dataları çok iyi analiz edecek, kendisine bağlı birimleri çok iyi yönetecek; ancak zaman zaman duygularıyla ve tecrübeleriyle de karar vermesi gerektiğini iyi bilecek.”