Türkiye ‘de Göç Araştırmaları Konferansı Gerçekleştirildi

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender); Göç Araştırmaları Derneği (GAR) işbirliği ile düzenlenen Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Türkiye’de Göç Araştırmaları Konferansı’na ev sahipliği yaptı.

SU Gender’dan Kristen Biehl ve GAR’dan Didem Danış’ın açılış konuşmalarının ardından;Lülüfer KörükmezCavidan Soykan ve Ilhan Zeynep Karakılıç; GAR tarafından yayınlanan Türkiye’de Göç Bağlamında Dayanıklılık, Çalışma ve Toplumsal Cinsiyet raporunu tanıttılar ve göçün kırılganlaştıran, aşağı çeken yönlerinin yanı sıra güçlendiren ve ayakta durmayı sağlayan bir yanı olduğunu ve bu nedenle raporda iş hayatını odağına alan bir çalışma yaptıklarını aktardılar.

Konferansın birinci oturumunda gerçekleşen Karşılamalar ve Deneyimler konulu panelin moderatörlüğünü Hacettepe Üniveristesi’nden; Şevkat Bahar Özvarış yaparken ODTÜ’den Cemile Gizem Dinçer, Boğaziçi Üniversitesi ’nden Hasret Saygı ve Dicle Üniversitesi’nden Seda Gönül‘ün konuşmacı oldu.

Türkiye’deki Uydu Kentlerde Mülteci Kadın Deneyimi konusunda söz alan Cemile Gizem Dinçer konuşmasında mülteci statüsü belirleme süreçleri ve uydu kentler ekseninde yaratılan göç yönetimi düzeninin, mülteci kadınlar için eş zamanlı olarak hem bir mağduriyet hem de bir direniş ve dönüşüm alanı yarattığını anlattı.

Mülteci ve Yerel Kadınlar Arasındaki Etkileşimin Etnografik İncelemesi konusunda söz alan Hasret Saygı da Kırşehir’de yerel kadınların ve Iraklı Türkmenlerin bir araya geldiği ev buluşmalarındaki sohbetleri merkeze alan sunumunda din, dil ve annelik gibi konular üzerinden anlık ortaklaşmalar gerçekleşse de genel anlamda bir ayrıştırma aracı olarak mülteci kimliğinin ne kadar baskın olduğunu anlattı.

Evlilik Göçünü Toplumsal Bileşenlerle Çalışmak konusunda söz alan Seda Gönül Suriyeli göçmen kadınların Türkiyeli erkeklerle yaptıkları evliliklerinde yaşadıkları kırılganlıkları, özellikle yasal haklara ulaşma çerçevesinde anlattı ve bu tür bir konuda saha çalışması yürütmenin sınırlılıkları üzerine konuştu.

Karşılaşmalar ve Deneyimler konusu ile devam eden konferansın ikinci oturumunda moderatör Sabancı Üniversitesi’nden Aslı İkizoğlu, konuşmacılar University College London’dan Salim Aykut Öztürk, Düzce Üniversitesi’nden Özge Sarıalioğlu ve Central European University’den Mert Koçak oldu.

Türkiye’den Sınırdışı Edilmiş Kadınların Anlatılarında Büyüyen ve Küçülen Bir Ermenistan başlıklı bildiriyi sunan Salim Aykut Öztürk, Türkiye’ye çalışma amaçlı göç eden fakat Türkiye’nin göç ve vize politikalarının değişmesi sonrasında sınır-dışı edilen Ermenistanlı kadınların bu deneyimlerini nasıl anlamlandırdıklarını, Ermenistan’ın son yüzyıl boyunca farklı siyasal ve ekonomik nedenlerle yaşadığı ‘büyüme’ ve ‘küçülme’ süreçleri çerçevesinde anlattı.

Mülteciliğin ve Yerelliğin Karşılaşma Mekanı Olarak Esenler konusunda söz alan Özge Sarıalioğlu,  Esenler’de konfeksiyon atölyelerinde çalışan yerli ve Suriyeli erkekler arasında çalışma koşulları ve sosyalleşme süreçlerindeki farklılıkları incelediği araştırması kapsamında göç süreci ile birlikte erkeklik algısında yaşanan dönüşüm ve kayıplar üzerine konuştu.

Türkiye’de Göç Eden Kimlikler: LGBTİ Mülteciliğin Yerel ve Ulusaşırı Dinamiklerin Kesişiminde İnşası konulu bildiriyi sunan Mert Koçak,  mülteci statüsü belirleme prosedürlerinin getirdiği yasal tanımlamaların, cinsellik ve cinsel kimlikler ile ilgili statik temsiller üreterek bireysel hikayelerin karmaşıklığını nasıl sessizleştirdiğini kuir teorisi çerçevesinde anlattı.

Kurumlar ve Söylemler konusu ile devam eden konferansın üçüncü oturumunda moderatör göç araştırma uzmanı Yasemin Kalaylıoğlu,  konuşmacılar ise, Central European University’den Meriç Çağlar, ODTÜ’den Asuman Özgür Keysan ve Gökten Doğangün, Ege Üniversitesi’nden Burcu Şentürk ile Aramızda Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği’nden Pınar Yıldız ve N. Ceren Erol oldu.

Toplumsal Cinsiyet Temelli Kırılganlığı Anlamak: Türkiye’de Uluslararası Koruma Altında Bulunan Mülteci Kadınların Maddi Korumaya Erişimi başlıklı sunumu yapan Meriç Çağlar,  konuşmasındaulusal ve uluslararası yardım kuruluşları tarafından kullanılan ‘kırılgan grup’ değerlendirme sisteminin nasıl ekonomik bağımlılığa ve toplumsal cinsiyet rollerinin derinleşmesine katkı sağladığını ve mültecileri kendi hak ederliklerini kanıtlamaları gereken bir duruma soktuğunu anlattı.

Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluşlarının Mülteci Kadınlara Yönelik Güçlendirme Politikaları hakkında konuşan Asuman Özgür Keysan, Gökten Doğangün ve Burcu Şentürk,  Suriyeli mültecilerin yoğun olduğu İstanbul, İzmir, Adana, Konya ve Gaziantep illerinde toplamda 14 dernek ile yaptıkları araştırma çerçevesinde inanç temelli, hak temelli ve kadın odaklı hak temelli çalışan STK’ların mülteci kadınların güçlendirilmesi konusunu nasıl ve ne şekillerde ele aldıklarını anlattılar.

Eşikte Bırakılanlar: Suriyeli Mülteci Kadınlar konulu sunumu yapan Pınar Yıldız ve N. Ceren Erol, Mersin ve Hatay’da Suriyeli kadınların toplumsal cinsiyet açısından yaşadığı zorlukları medya üzerinden ele almak amacıyla; 40 mülteci kadınla yaptıkları atölye çalışmasında katılımcıların yaptıkları paylaşımlar çerçevesinde; Türkiye’de hem kadın hem mülteci olarak yaşadıkları zorlukları ve medya dilinin buna etkisini anlattılar.

Kadın Emeği konusu ile devam eden konferansın son oturumunda moderatör Düzce Üniversitesi’nden Emel Coşkun, konuşmacılar ise, Boğaziçi Üniversitesi’nden Canan Uçar; Central European University’den Şeyma Yetkin, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Hilal Sevlü oldu.

Emek Karşılaşmaları: Antep’te Suriyeli Kadın İşçiler konusunda söz alan Canan Uçarsunumunda Gaziantep’te ‘ev içi’ parça başı işlerden geçinmeye çalışan Suriyeli kadınların bu alanı hem mevcut patriarkal sistemle yapılabilecek en makul pazarlık olarak hem de dışarıda yaşama ihtimalleri olduğunu düşündükleri ayrımcılığa karşı bir korunma alanı olarak neden tercih ettiklerini anlattı.

Kent Periferisinde Hızlı Moda ve Artık Popülasyonlar: İstanbul Hazır Giyim Endüstrisi’nde Göçmen Kadın Emeği konulu bildiriyi sunan Şeyma Yetkin,  İstanbul’un Kanarya semtinde son yıllarda Suriyeli Kürtlerin yerleşmesi ile birlikte tekrar ivme kazanan enformel tekstil endüstrisinin yarattığı ‘farklandıran içerilme’pratiklerini ve bunun yarattığı güvencesiz koşullara karşı hem yerli hem Suriyeli göçmenlerin geliştirdikleri başa çıkma stratejilerini anlattı.

Gaziantep’teki Gündelik Hayat Deneyimleri ve Kentte Var Olma Mücadelesi başlıklı bildiride de Hilal Sevlü,  Gaziantep’te dört mahallede yapılan görüşmeler çerçevesinde Suriyeli kadınların ev içi ve ev dışı üretici emeklerinin emek sömürüsü şeklinde kendilerini sınırlamasına rağmen değer yaratıcı bir mücadele olarak da açığa çıktığını anlattı.