Kemal Tahir vefatının 45’inci yılında anıldı
Kemal Tahir vefatının 45’inci yılında anıldı

Esenler Belediyesi ile Türk Edebiyatı Vakfı tarafından düzenlenen “Vefatının 45’inci Yılında Kemal Tahir” paneli vakfın Sultanahmet´teki merkez binasında gerçekleşti. Özcan Ünlü´nün yönettiği panele Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülper Refiğ, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertan Eğribel, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Özcan ve Kilis 17 Aralık Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Hüküm katıldı.

Programda, “Yorgun Savaşçı”, “Rahmet Yolları Kesti”, “Göl İnsanları”, “Bozkırdaki Çekirdek”, “Köyün Kamburu”, “Yediçınar Yaylası”, “Kelleci Memed”, “Biz Böyle Delikanlılar”, “Biz Böyle Delikanlılar” gibi büyük eserlere imza atan Kemal Tahir farklı yönleriyle anlatıldı.

‘OKURLARI DAHA ÖNCE HİÇ DÜŞÜNÜLMEMİŞ ALANLARA DAVET EDİYOR’

Kilis 17 Aralık Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Hüküm, konuşmasında Kemal Tahir´in roman yazma sürecindeki değişimine değindi. Doç. Dr. Hüküm, “Kemal Tahir´in roman yazmaya başladığı zamandaki düşünceleri ile son yazdığı romandaki düşünceleri arasında çok büyük bir fark vardır. Kemal Tahir kendi zihninde bir soru sorup bu soruyu kurguluyor ve bu kurgunun olabilirliği çerçevesinde daha önce düşünülmemiş ve nüfus edilmemiş alanlara cesaretle adım atıyor. Hiç düşünülmemiş alanlara davet ediyor. Bunu da büyük bir cesaret göstererek kendisi yapıyor. Nazım Hikmet´in bir dizesinde dediği gibi `Bir serumu ilk kez kendinde dener gibi´ yapıyor” diye konuştu.

‘BATI SOSYALİSTİ DEĞİL; DOĞU SOSYALİSTİDİR’

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertan Eğribel, Kemal Tahir´in tanınan kimliği ile ilgili, “Kemal Tahir tanındığı sosyalist kimliğiyle yeni bir görüş daha ortaya koymuştur. Ama o Batı sosyalisti değil; Doğu sosyalistidir” dedi.

‘KEMAL TAHİR TÜRK HALKININ DRAMA DAHA YAKIN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜR’

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Özcan, ise Tahir´in edebiyata yaklaşımı ile ilgili konuştu. Özcan, “Kemal Tahir roman türünde Türk edebiyatına önemli katkılarda bulundu. O, Anadolu insanının ruh halinin drama daha yakın olduğunu ifade eder” diye konuştu.